Çarşamba, Ocak 19, 2011

yok yere..

bugün kendimi bir arkadaşıma blog açmasını ve yazmasını önerirken buldum. Sıkıntılı ruh halinden uzaklaşmana yardımcı olur dedim hatta. Sonra kendime baktım, blog sayfama girdim, yazmayalı asır olduğunu farkettim. Etrafına önerilerde bulunan, kendisine de neyin iyi geleceğini bilen ama yapmayan bu halet-i ruhiye de nerden geldi?

Artık kısa cümleler kurup gelecek zaman kipinden kurtulmanın yolunu bulma zamanı..

Neyse, aslolan yaşadığın anmış, geride kalanlar değil..şu an blog sayfamdayım ve aklıma geldiği anda siteyi açtım ve birşeyler karalıyorum, olmak istediğim gibi davranıyorum..

Aynı kuvveti bir de tez yazmak için toplayabilsem..Kendime seçtiğim konu aşağı yukarı şöyle; Obje olarak kullanılan Poşu ve Türbanın değişen anlamları ile Subjeleşen Kürtçe dilinin ortak noktaları, kimlik oluşturma aşamasındaki etkileri..

Okunacak çok makale, yazılacak çok şey olunca ve hepsinden öte bahsedilen kavramların etkilenen kişisi, öznesi olmayınca en zoru; konunun neresinde yer alacağını görmek ve bildiklerinin bilinenlere ne katacağını bilmek..

bir sonraki yazımın daha ümit verici olması ümidiyle..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim...