ahşap döşemeli üst yarısı cam kaplı oda kapısından açıp dışarı çıktım, önümde uzun sayılabilecek duvarları olan beyaz boyalı kapısı olmayan bir koridorda ilerledim, ardından iki tane kilide sahip ev kapısını açarak apartmana çıktım, düğmeye bastım ışıklar yandı, kısa sayılabilecek merdivenlerden çıkış kapısına doğru ilerledim kapıyı geçtim ve kapattım, kapının çarpması ile tok bir ses çıktı..şimdi solumaya başladım kısa bir mesafe daha yürümeliyim bahçeden çıkabilmek için ilerledim şimdi ise göğüs hizasına gelen bahçe kapısını açtım ve dışarı çıktım, bulunduğum yerden dışarı çıkabilmek için kaç kapı geçmek zorunda kaldım..?
iki tane yüksek basamak daha çıkmalıyım sokağa adım atabilmek için, iki adım attım ve sokaktayım..yürümeye başladım her adım atışım ile birlikte çevremden görüntülerine aşina olmadığım düşünceleri hakkında hiç bir fikre sahip olmadığım bir çok insanı görüyordum..ilerledikçe farklı görünüşlerde bir çok insana daha rastlıyorum..sanki bir pirinç çuvalında duruyorum, çuvalda binlerce pirinç var ve çuvalın içindeki hiç bir pirinç diğer pirincin varlığından haberdar bile değil..yürümeye devam ediyorum sokaklar girinti ve çıkıntılarla dolu..o kadar alışmışım ki yere bakmadan bile yürüyebiliyorum..ilerliyorum hava oksijenden çok azot ile dolu, yürümeye devam ettikçe ciğerlerime, azot dolu havayı çekiyorum gözlerim yanıyor ve yaşarıyor..kalp atışlarım hızlandı göğüsümün alt tarafına doğru sancı girdi, yürümeye devam ediyorum her adımda biraz daha fazla hissediyorum sancıyı..bir süre sonra baş ağrısı başlıyor..kronik bir hastalıktan değil bunlar hava kirliliğinden..
başka bir zamanda..
upuzun, sonu baştan bakınca görülemeyen bir sokaktayım sokak geniş sayılır sağ taraftan insanlar ilerliyor soldan ise ilerlediğim yönün tersine yürüyorlar..tıpkı trafik gibi çift şeritli..bir çoğu yere bakarak hızlıca yürüyor sanki yere bir şey düşürmüş ve onu hızlıca arıyormuş gibi..başını yerden kaldırıp etrafına baksa belki bazı şeylerin farkına varacak..bazı insanlar var yavaş yürüyorlar ama çevreye bakmak yerine dükkan vitrinlerine bakıyorlar, modern tarzda giyinen modayı takip eden görünümde, ağızlarında sakız, arkadaşlarına başka bir arkadaşının yaptığı bir şeyden bahsediyor..gözlük takanlar ise sanki kimse onları görmüyormuş gibi ilerliyorlar ve suratlarında anlamsız bir ifade var..gözlerini göremediğin insanlar ile iletişim kurmak zordur, güven alınmaz ve rahatsızlık verir, eğer ki biriyle konuşuluyorsa mutlak surette gözlükler çıkartılmalıdır..bu bir saygı kuralı olarak görülebilir..
0 düşünce:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim...