yeni yılın 2.gününe uygun bi ruh halindemiyim, öyle bi ruh hali varmıdır, varsa nerdedir bilmiyorum..zaten bu aralar neyi bildiğimi bile bilmiyorum..girmeden önce oldukça hevesle araştırdığım, içeriğini beğendiğim master beni sanırım fazlaca zorluyo ve içeriğinin ne kadarından memnunum, memnun olduklarım üzerine sürekli olarak ve mecburi bi şekilde bişeyler yapıyo olmak beni ne kadar mutlu ediyo bilmiyorum..bazen düşünüyorum acaba çok mu kolaycıyım? hayatta artık öyle eski kolay saadetler yok mu? mutluluk için sarp kayalıklardan mı geçmek, dikenleri kendine batırmak mı gerekiyo? yaşamayı umduğun hayatla, yaptıkların neden tutmaz oldu? hayalleri gerçek kılmak o kadar zor mu? ya da ben çok mu doyumsuzum?
tüketim toplumu diyoruz, herkes sahipliklerine daha fazlasını katma telaşında diyoruz..peki ben ki kendimi bu konularda "conservative" kıldığımı düşünürken (almak için değil alma gerekliliği için almak), neden hayatın kendisinden daha çok şey bekleyip mutsuz olabiliyorum o halde? onda da azla yetinmem gerekmez mi?
sanırım mesele yetinmemekten öte, başkalarının gösterişlerinin daha çok rağbet görmesi..yani sen kendini ne kadar deşifre edersen, sanki işler sana o denli sunulacak..sen kendini ne kadar güzel ifade edersen, facebookta birileri seni eklicek arkadaşın çoğalacak..çok olan çok'luğuna daha da çok'luk katacak, ama gerçekten mutlumu mutsuzmu farkında bile olmayacak; az olan az'lığında çok'luğa heveslenip olmayınca, mutsuz olacak..hem de bu mutsuzluğunun sebebini sorgulasa da, mutsuzluğun kendisinin gayet farkında olacak..
halbuki mutlu olucak o kadar çok sebebim var ki..
'bana ağlayabilirsin, bana kızabilirsin istediğin kadar' diyen bir sevgili,
yapmam gerekenleri hatırlatıp, hatta başıma kakıp beni kendime getiren arkadaş,dost,
her an yanımda olan anne-baba,iki abla,
hala, babaanne, enişte..
çiğdemin de dediği gibi, bana sanırım rahat batıyo..
batan rahatı terbiye edebilme ümidiyle..
0 düşünce:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim...